International Politics, Return to National Memory in Turkey

Uluslararası Siyaset ve Türkiye’de Ulusal Belleğe Dönüş | Internationale Politik, Rückkehr zur nationalen Erinnerung in der Türkei

 

 

Dünyada uluslararası ilişkilerde yaşanan kaos ve Orta Doğu’daki gelişmeler Türkiye’de bir gelecek endişesi oluşturmuştur. Bu gelişmeler karşısında Türk toplumundaki beraberliği güçlendirmek için devlet eliyle milli hatıra ve mirasa olan ilgi artmıştır.

Türkiye’de Milli Hatıra ve Mirasa Yönelik İlgide Artış

Son yıllarda gerek Orta Doğu ve gerekse dünyada yaşanan politik ve ekonomik gelişmeler Türkiye’yi yeni politikalar geliştirmeye zorlamıştır. Suriye iç savaşı ve Orta Doğu’daki PKK ve YPG gibi devlet destekli terörist organizasyonların Türkiye’ye karşı saldırıları, Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’nin terörist örgüt diye tanımladığı gruplara silah yardımı yapması ve başkan Trump’ın attığı tivitlerin Türk ekonomisine olumsuz etkileri Türk toplumunda tepki çekmiş ve bir saldırı olarak algılanmıştır. Bütün bu olaylar Türk toplumu ve politikacılarının büyük çoğunluğunda bir gelecek sorunu olarak algılanmış ve milli birliği ve kimliği güçlendirici söylem ve faaliyetler hayata geçirilmiştir. Bu çerçevede yapılanlardan bir tanesi de Türk tarihinde önemli dönüm noktası olan olaylar ve bu olayların yaşandığı tarihi mekanlarda geniş katılımlı tören ve etkinliklerin düzenlenmesi ve milli tarihe dönüştür. Özellikle Çanakkale ve Malazgirt Zaferleri bunlara örnek olarak gösterilebilir. Özellikle Malazgirt Zaferi ve kutlamalarına verilen önemi son yıllarda arttığını görüyoruz.

2018 yılında 947. Yıl dönümü kutlanan 1071 Malazgirt Zaferi kutlamaları devlet eliyle milli hatırlara dönüşün ve zaferin ön plana çıkarılmasının önemli bir noktasıdır. Her yıl kutlanan Malazgirt Zaferi 2018 yılında daha şaşalı kutlanmış ve devletin üst yönetimi bizzat kutlamalara katılmıştır.[1] kutlamalarda zaferin önemiyle birlikte milli birlik ve beraberlik vurgusu yapılmıştır.[2] Devletin üst düzey yönetiminin yanısıra, pek çok siyasi lider kutlamalarla ilgili mesaj yayınlayarak birlik mesajı vermiştir.[3]

1071 Malazgirt Zaferinin Önemi Nedir?

Bir Türk Devleti olan Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun hükümdarı Alpaslan 26 Ağustos 1071 yılında Bizans İmparatoru Diyojen’i bugün Türkiye’nin Güney Doğu sınırları içerinde yar alan Malazgirt Ovası’nda mağlup etti. İmparator Diyoje’nin ordusunun asker sayısı Türk Ordusu’nun yaklaşık iki katı kadardı. Bu savaş Türklerin bölgedeki kaderini değiştirmiş olan önemli bir kırılma noktasıydı. Savaş neticesinde Türklere Anadolu kapıları açılmış ve Türkler Anadolu’da ilerlemeye başlamışlardır. Malazgirt Zaferi’ni takiben Anadolu’ya Türk göçleri artmış ve Anadolu bir Türk yurdu haline gelmiştir.[4] Bunun yanında bu zafer, Bizans’ın zayıflamasına ve dünya tarihinde önemli rol oynayan büyük Türk İmparatorluklarından birisi olan Osmanlı İmparatorluğu’nun 1299 yılında kurulmasına zemin hazırlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu 1453 yılında Bizans’ı ortadan kaldırmıştır.[5]

Malazgirt Zaferi’ Türk tarihinde önemli bir askeri başarı olmanın yanında, Cumhuriyet Dönemi Türk siyasi hayatında önem atfedilen bir milli simge ve hatıradır. Özellikle milliyetçi ve muhafazakar görüşe sahip siyasi partiler ve bireyler Malazgirt Zaferi’ni yüceltme ve kutlamanın yanında, bu zaferi bir gurur kaynağı olarak anar ve genç kuşaklara aktarmaya çalışırlar. Bu zafer, milliyetçilerin siyasi söylem ve konuşmalarında da sık sık yerini alır. Malazgirt Zaferi eğitim kurumlarında sosyal bilgiler ve tarih ders kitapları aracılığıyla Türk kimliğinin inşasında önemli bir milli hatıra olarak kullanılmaktadır. Bu zafer her dönem tarih müfredat programlarında yerini almıştır. Tarih öğretmeleri Malazgirt Zaferi’ne özel bir önem verir ve bu tarihi hadiseyi vurgulu bir biçimde öğretmeye çalışırlar. Başka bir deyişle Malazgirt Zaferi Türkiye’de tarih derslerinde milli hatıra ve miras eğitiminin önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.[6]

Türk Tarih Eğitiminde Milli Hatıralar ve Mirasa Eğitimi

Türkiye’de tarih eğitimini şekillendiren temel unsurlardan birisi 1920’lerin başındaki ulus devlet kurma sürecidir.  Bu süreçte tarih eğitimine yüklenen temel görevlerden bir tanesi, milli tarihin ışığında milli kimlik ve vatanseverlik inşasıdır. Tarih dersleri aracılığıyla Türk milli kimliğinin inşası, Türk tarihindeki önemli olay ve milli hatıralara dayalı olarak politik ve kurumsal olguların ezberletilmesi esasına dayanmaktaydı. Olgu ve kronoloji merkezli bu gelenek ikibinli yıllara kadar büyük oranda varlığını devam ettirdi.[7]

İkibinli yıllarla beraber Türkiye’deki siyasi değişim, küreselleşme ve Avrupa Birliği üyeliği müzakere süreci tarih eğitimi anlayışını etkilemiştir. Bu süreçte hazırlanan yeni tarih müfredatında yapılandırmacı öğretim anlayışının etkilerini görmek mümkündür. Her ne kadar yeni tarih müfredatının yapısı yapılandırmacı öğrenme felsefesiyle tam uyuşmasa da program yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi tavsiye etmekteydi. Bunun yanında program, kanıtların değerlendirilmesine dayalı tarih derslerini de önermekteydi. Program, milli hatıra ve tarihi mekanların ziyaretlerini de tavsiye etmekteydi.

2018 yılında yeni bir tarih öğretim programı yürürlüğe girmiştir. Yeni programlar eskisiyle karşılaştırıldığı zaman, programların daha ziyade kavram merkezli olarak hazırlanmaya çalışıldığı görülür. Programda Malazgirt Zaferi ve Türk tarihindeki diğer önemli dönüm noktalarına atıf da yapılmıştır. Bunun yanında önemli tarihi olayların yaşandığı mekanlara tarihi mekan ziyaretleri de tavsiye edilmektedir.[8]

Özetle, küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve dünyadaki politik değişimlere rağmen, dünyadaki pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de tarih ve tarih dersleri milli birliği güçlendirici bir araç olarak kullanılmaktadır.

Özellikle ülkelerin zor dönemlerde de milli hatıra ve miras bir can simidi olarak görülmektedir.

_____________________

Tavsiye edilen okuma metinleri

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Berk Akça, Neval, “Tarihi Mekanların Tarih Dersinde Kullanılmasına Bir Örnek: Proje-Talak-o.” Milli Eğitim Dergisi, 124 (2017): 389-394.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı. Tarih Öğretiminde Öğrenci Merkezli Yaklaşımlar. Ankara: Pegem A, 2015.

İnternet Siteleri:

_____________________

 [1] Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı: https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/96272/-malazgirt-ruhunu-yasatmayi-basaramazsak-gecmisimizle-birlikte-gelecegimizi-de-kaybederiz- (last accessed 10 September 2018).
[2] Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malazgirtte Nasıl Bir Millet Olduğumuzu Cümle Aleme İlan Ettik: https://www.aa.com.tr/tr/vg/video-galeri/cumhurbaskani-erdogan-malazgirtte-nasil-bir-millet-oldugumuzu-cumle-aleme-ilan-ettik/148 (last accessed 1 September 2018).
[3] Bahçeli: Malazgirt Zaferi Tarihin Rotasını Değiştirdi: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/bahceli-malazgirt-zaferi-tarihin-rotasini-degistirdi-40937573 (last accessed 1 September 2018).
[4] 1071 Malazgirt Savaşı Ne Zaman ve Nasıl Oldu? http://www.karar.com/guncel-haberler/1071-malazgirt-savasi-ne-zaman-ve-nasil-oldu-iste-malazgirt-zaferi-tarihcesi-582113 (last accessed 2 September 2018).
[5] Ahmet Gündüz, “İstanbul’un Osmanlılar Tarafından Fethi, Türk- İslam ve Avrupa Açısından Önemi.” Karadeniz Araştırmaları, n.5-17 (2008): 51-66.
[6] T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (last accessed 5 September 2018).
[7] İsmail Demircioğlu, “The New Turkish History Curriculum.” Public History Weekly 5 (2017) 33, https://public-history-weekly.degruyter.com/5-2017-33/the-new-turkish-history-curriculum/ (last accessed 5 September 2018).
[8]  T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (last accessed 5 September 2018).

_____________________

Image Credit

Battle of Manzikert. Diorama at the Istanbul Military Museum © O. Mustafin, CC-0 via Wikimedia Commons.

Recommended Citation

Demircioğlu, İsmail H.: International Politics and Return to National Memory in Turkey. In: Public History Weekly 6 (2018) 30, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2018-12632.

Editorial Responsibility

Rachel Huber / Peter Gautschi (Team Lucerne)

Copyright (c) 2018 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.

Uncertainties within international relations and unsteady developments in the Middle East have caused Turkey to be concerned about it’s future. Due to these developments, the state has shown increased interest in national memory and historical heritage in order to strengthen unity in Turkish society.

Increasing Interest

The Syrian civil war, the attacks of state-supported terrorist organizations such as PKK and YPG against Turkey in the Middle East, military aid support for terrorist organizations by the U.S. and the negative effects of President Donald Trump’s tweets regarding the Turkish economy have not only been perceived as an attack in Turkish society, but for the majority of society and politicians also pose a continuous threat to the national unity in particular and to the future of Turkey in general. The Turkish administration has therefore launched a campaign of political history where not only appropriate rhetoric has been employed to empower a strong sense of identity but where also national unity has been accentuated. In this context, large scale ceremonies have been organized in places where these important historical events took place as a means to turn to national history again. Examples like the Gallipoli Campaign and the Battle of Manzikert constitute such historical events which are currently celebrated. Especially, the Battle of Manzikert has gained of great importance within the Turkish society in recent years.

2018 represents the anniversary year of 947 years of the Battle of Manzikert conquest and therefore an important turning point for the Turkish state. Reason enough to engage in varied celebrations in order to uphold the national memory. The Battle of Manzikert has been celebrated every year in Turkey until now. Top management of the state have participated in it and therefore symbolized the importance of this celebration.[1] Both, national unity and togetherness were emphasized with the importance of this specific victory in mentioned celebrations.[2] In addition to the state’s high-level administration, many political leaders issued a message at the 2018 Manzikert celebrations and with that, they engaged in a serious effort to strengthen the sense of unity within the Turkish society.[3]

The Battle of Manzikert

Alpaslan, ruler of the Seljuk Empire, defeated in the Battle of Manzikert the Empire of Byzantine, namely Emperor Romanos IV Diogenes, on the 26th of August 1071, in the Malazgirt plain, which is located in south-eastern Turkey. The number of soldiers in the army of the Byzantine Emperor was about twice the number of the Seljuk forces. This war was an important turning point that changed the fate of the Turks in the region. As a result of the war, Anatolian gates were opened to Turks and the Turks started to advance into Anatolia. Following the Battle of Manzikert, Turkish emigration to Anatolia increased and Anatolia became a Turkish homeland.[4] In addition, this victory led to the debilitation of the Byzantine Empire, one of the factors which led to the establishment of the Ottoman Empire in 1299, one of the most important Turkish Empires, which played an important role in the history of the world. The Ottoman Empire destroyed the Empire of Byzantine in 1453.[5]

In addition to the importance as a military success in Turkish history, the Battle of Manzikert constitutes a national symbol and its place in the national memory attributed to the importance of the Turkish political life during the Republican era. Especially the nationalist and conservative political parties and individuals consider this victory as a source of pride and try to transfer it to the younger generations. The Battle of Manzikert is often exploited in the political discourse and speeches of the conservatives and nationalists. This battle plays an important role in the construction of Turkish identity.

Throughout social studies and history textbooks in educational institutions it is used as an important National Memorial. The Battle of Manzikert can be found in any curriculum program ever developed throughout the last decades. History teachers in Turkey attach special importance to this battle and try to teach this historical event in an accentuated format. In other words, the Battle of Manzikert is an important element of national memorial and heritage education in history courses in Turkey.[6]

National Memory and Heritage Education

One of the main elements in shaping history education in Turkey, is the process of establishing a nation state in the early 1920s. In this period, one of the basic tasks of history education was to construct national identity and patriotism in the light of national history. The construction of Turkish national identity through history lessons was mainly achieved through memorizing political and institutional facts, which were based on important events and national memories in Turkish history. This tradition has continued to exist to a great extent until the 2000s.[7]

The process of political change, globalization and the negotiation process for Turkish membership of the European Union influenced Turkish history education perspectives. Within this development, you can see the effects of constructivist teaching in the new Turkish history curriculum. In addition, the program offered history lessons based on the evaluation of evidence and active learning. The program also recommended visits to national memorabilia and historic sites.

In 2018, new history education program came into force. When you compare the new programs with the old programs, it states the obvious: the programs especially 10th, 11th and 12th grades programs were mainly developed conceptually. Besides this, the Battle of Manzikert and the other important turning points in Turkish history are part of the new program as well as historical visits to places where important historical events took place.[8]

In short, despite globalization, technological developments and political changes in the world, history and history lessons are used as a tool to reinforce national unity in Turkey, as well as in many other countries worldwide.

Especially in difficult times for nations, historical memories and heritages are seen as a life line.

_____________________

Further Reading

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Berk Akça, Neval, “Tarihi Mekanların Tarih Dersinde Kullanılmasına Bir Örnek: Proje-Talak-o.” Milli Eğitim Dergisi, 124 (2017): 389-394.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı. Tarih Öğretiminde Öğrenci Merkezli Yaklaşımlar. Ankara: Pegem A, 2015.

Webressourcen

_____________________

 [1] Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı: https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/96272/-malazgirt-ruhunu-yasatmayi-basaramazsak-gecmisimizle-birlikte-gelecegimizi-de-kaybederiz- (last accessed 10 September 2018).
[2] Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malazgirtte Nasıl Bir Millet Olduğumuzu Cümle Aleme İlan Ettik: https://www.aa.com.tr/tr/vg/video-galeri/cumhurbaskani-erdogan-malazgirtte-nasil-bir-millet-oldugumuzu-cumle-aleme-ilan-ettik/148 (last accessed 1 September 2018).
[3] Bahçeli: Malazgirt Zaferi Tarihin Rotasını Değiştirdi: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/bahceli-malazgirt-zaferi-tarihin-rotasini-degistirdi-40937573 (last accessed 1 September 2018).
[4] 1071 Malazgirt Savaşı Ne Zaman ve Nasıl Oldu? http://www.karar.com/guncel-haberler/1071-malazgirt-savasi-ne-zaman-ve-nasil-oldu-iste-malazgirt-zaferi-tarihcesi-582113 (last accessed 2 September 2018).
[5] Ahmet Gündüz, “İstanbul’un Osmanlılar Tarafından Fethi, Türk- İslam ve Avrupa Açısından Önemi.” Karadeniz Araştırmaları, n.5-17 (2008): 51-66.
[6] T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (last accessed 5 September 2018).
[7] İsmail Demircioğlu, “The New Turkish History Curriculum.” Public History Weekly 5 (2017) 33, https://public-history-weekly.degruyter.com/5-2017-33/the-new-turkish-history-curriculum/ (last accessed 5 September 2018).
[8]  T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (last accessed 5 September 2018).

_____________________

Image Credits

Battle of Manzikert. Diorama at the Istanbul Military Museum © O. Mustafin, CC-0 via Wikimedia Commons.

Recommended Citation

Demircioğlu, İsmail H.: International Politics and Return to National Memory in Turkey. In: Public History Weekly 6 (2018) 30, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2018-12632.

Editorial Responsibility

Rachel Huber / Peter Gautschi (Team Lucerne)

Copyright (c) 2018 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.

Die Unsicherheit, die sich aufgrund der ambivalenten Beziehung zwischen der Türkei und der internationalen Gemeinschaft einerseits und der Entwicklungen im Nahen und Mittleren Osten andererseits breit gemacht hat, führte dazu, dass man in der Türkei vermehrt über die eigene Zukunft nachdenkt. In diesem Kontext wuchs das Interesse des Staates an nationalem Erinnern und am Kulturerbe der Türkei, gerade auch, um die Einheit der türkischen Gesellschaft zu stärken.

Ansteigendes Interesse

Die jüngsten globalrelevanten politischen und ökonomischen Entfaltungen und die ungewisse Entwicklung im Mittleren Osten zwangen die Türkei, neue Strategien zu entwickeln: Umstände wie der syrische Bürgerkrieg, die Angriffe von vom Staat unterstützten terroristischen Organisationen wie der PKK und der YPG auf die Türkei, die militärische Unterstützung von terroristischen Organisationen durch die USA und die negativen Auswirkungen der Tweets von Präsident Donald Trump auf die türkische Wirtschaft wurden von der türkischen Gesellschaft als Generalangriff auf die Nation rezipiert. Diese von der Gesellschaft und Politik als besorgniserregend empfundene politische Entwicklung für die türkische Zukunft, führte zur Lancierung von identitätsbetonender Rhetorik und geschichtspolitischen Aktivitäten. In diesem Kontext wurden herausragende historische Ereignisse wiederbelebt, indem groß angelegte Zeremonien und Festivitäten an den entsprechenden Erinnerungsorten organisiert wurden – alles im Zeichen der Rückkehr zur nationalen Geschichte. Insbesondere die Siege in der Schlacht von Gallipoli (1915/16) und der bei Manzikert (1071) sind anschauliche Beispiele, die in ihren Jubiläumsjahren besonders gefeiert wurden.

Das Jahr 2018 – 947 Jahre Eroberung von Manzikert – stellt insofern einen wichtiger Zeitpunkt dar, der sich für den Staat in gesteigertem Masse für das Zelebrieren des vergangenen Sieges anbietet, um damit die Hinwendung zum nationalen Erinnern voranzutreiben. In der Türkei wurde dieser Gedenktag bis dato jedes Jahr gefeiert, und auch 2018 signalisierten die wichtigsten Politiker*innen des Landes mit ihrer Teilnahme die grosse Bedeutung dieses historischen Datums.[1] Indem in diesen Feiern die Wichtigkeit des Sieges herausgestrichen wurde[2] und hohe Beamte und politische Anführer Ansprachen hielten, akzentuierte man nationale Einheit und den gesellschaftlichen Zusammenhalt.[3]

Die Schlacht von Manzikert

Alpaslan, Anführer der Seldschuken, besiegte am 26. August 1071 den byzantinischen Kaiser Romanos IV. Diogenes in der Ebene von Manzikert, im heutigen Süden der Türkei. Im Heer des Kaisers kämpften ungefähr doppelt so viele Soldaten wie bei den türkischen Streitkräften. Das Ereignis stellte einen bedeutenden Wendepunkt im Schicksal der Türk*innen in dieser Region dar, gewannen sie durch den Sieg doch Zugang zum anatolischen Gebiet, das sie in der Folge besiedelten.[4] Zudem ging das Byzantinische Reich geschwächt aus der Auseinandersetzung hervor, ein Umstand, der für die die Entstehung des Osmanischen Reiches (1299), eines der wichtigsten türkischen Imperien, ausschlaggebend war. Das Osmanische Reich, das 1453 Byzanz niederrang, spielte eine wichtige Rolle in der Geschichte der Welt.[5]

Der Sieg bei Manzikert stellt nicht nur einen wichtigen militärischen Erfolg in der türkischen Geschichte dar, sondern ist auch ein nationales Symbol in der Erinnerungskultur, in welcher das politische Leben in der republikanischen Ära in der Türkei eine wichtige Stellung einnimmt. Insbesondere die national ausgerichteten und konservativen politischen Parteien und Individuen, die Manzikert geschichtspolitisch immer wieder instrumentalisieren, ziehen aus diesem Sieg das Gefühl von Stolz und versuchen diese – an diesen spezifischen historischen Erfolg gekoppelte – Emotion an die folgenden Generationen zu weiterzugeben.

Der Sieg von Manzikert spielt in der türkischen Identitätskonstruktion eine wichtige Rolle und wird in Bildungsinstitutionen sowohl im gesellschaftswissenschaftlichen Studium als auch in den Geschichtswissenschaften und Geschichtsbüchern als prominentes Beispiel für nationales Erinnern genannt. Indem sich Historiker*innen in besonderem Masse dem Sieg von Manzikert widmeten und widmen, entwickelte er sich zu einem wichtigen Element in der türkischen Erinnerungskultur.[6]

Nationales Erinnern und Kulturerbe

Einer der Grundpfeiler der historischen Bildung in der Türkei ist die Entstehung der türkischen Nation in den frühen 1920er Jahren, als die nationale Identität konstruiert wurde und der Patriotismus sich in die Nationsgeschichte einschrieb. Geschichte lernen bedeutete, sich einschlägige Daten von wichtigen politischen Ereignissen ins Gedächtnis einzuprägen, eine Tradition, die bis in die 2000er Jahre fortgeführt wurde.[7]

Die Globalisierung und damit verbunden die politischen und ökonomischen Entwicklungen sowie die Verhandlungen über den EU-Beitritt der Türkei beeinflussten neuerdings die historische Bildung. Das Geschichtscurriculum und der Unterricht wurden zusehends konstruktivistischer, die Ausbildung beinhaltete Kurse wie die Evaluation von Belegen sowie Exkursionen zu nationalen Gedenkstätten.

2018 wurde ein neues Programm für das Geschichtsstudium eingeführt. Im Vergleich mit dem alten ist festzustellen, dass das neue grundlegend konzeptionell erarbeitet wurde. Wichtige Ereignisse wie der Sieg bei Manzikert und andere wegweisende Geschehnisse in der türkischen Geschichte sowie der obligatorische Besuch von signifikanten Erinnerungsorten fanden erneut Eingang in das adaptierte Geschichtscurriculum.[8]

Kurz: Infolge der Globalisierung, der technologischen Entwicklungen und den politischen Veränderungen weltweit wird in der Türkei und anderswo Geschichte und das Geschichtsstudium als Instrument genutzt, um die nationale Einheit zu verstärken, eine Entwicklung, die insbesondere in Zeiten der Unsicherheit zu beobachten ist.

Vor allem in schwierigen Zeiten für die Nationen werden die historische Erinnerung und das historische Erbe als Rettungsseil angesehen.

_____________________

Literaturhinweise

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Berk Akça, Neval, “Tarihi Mekanların Tarih Dersinde Kullanılmasına Bir Örnek: Proje-Talak-o.” Milli Eğitim Dergisi, 124 (2017): 389-394.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı. Tarih Öğretiminde Öğrenci Merkezli Yaklaşımlar. Ankara: Pegem A, 2015.

Webressourcen

_____________________

 [1] Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı: https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/96272/-malazgirt-ruhunu-yasatmayi-basaramazsak-gecmisimizle-birlikte-gelecegimizi-de-kaybederiz- (letzter Zugriff 10. September 2018).
[2] Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malazgirtte Nasıl Bir Millet Olduğumuzu Cümle Aleme İlan Ettik: https://www.aa.com.tr/tr/vg/video-galeri/cumhurbaskani-erdogan-malazgirtte-nasil-bir-millet-oldugumuzu-cumle-aleme-ilan-ettik/148 (letzter Zugriff 1. September 2018).
[3] Bahçeli: Malazgirt Zaferi Tarihin Rotasını Değiştirdi: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/bahceli-malazgirt-zaferi-tarihin-rotasini-degistirdi-40937573 (letzter Zugriff 1. September 2018).
[4] 1071 Malazgirt Savaşı Ne Zaman ve Nasıl Oldu? http://www.karar.com/guncel-haberler/1071-malazgirt-savasi-ne-zaman-ve-nasil-oldu-iste-malazgirt-zaferi-tarihcesi-582113 (letzter Zugriff 2. September 2018).
[5] Ahmet Gündüz, “İstanbul’un Osmanlılar Tarafından Fethi, Türk- İslam ve Avrupa Açısından Önemi.” Karadeniz Araştırmaları, n.5-17 (2008): 51-66.
[6] T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (letzter Zugriff 5. September 2018).
[7] İsmail Demircioğlu, “The New Turkish History Curriculum.” Public History Weekly 5 (2017) 33, https://public-history-weekly.degruyter.com/5-2017-33/the-new-turkish-history-curriculum/ (letzter Zugriff 5. September 2018).
[8]  T.C. Millî Eğitim Bakanliği: Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı (9,10 ve 11. Sınıflar: http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=344 (letzter Zugriff 5. September 2018).

_____________________

Abbildungsnachweis

Battle of Manzikert. Diorama at the Istanbul Military Museum © O. Mustafin, CC-0 via Wikimedia Commons.

Empfohlene Zitierweise

Demircioğlu, İsmail H.: Internationale Politik und das nationale Gedächtnis in der Türkei. In: Public History Weekly 6 (2018) 30, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2018-12632.

Redaktionelle Verantwortung

Rachel Huber / Peter Gautschi (Team Luzern)

Übersetzung von Rachel Huber

Copyright (c) 2018 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.

The assessments in this article reflect only the perspective of the author. PHW considers itself as a pluralistic debate journal, contributions to discussions are very welcome. Please note our commentary guidelines (https://public-history-weekly.degruyter.com/contribute/).


Categories: 6 (2018) 30
DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2018-12632

Tags: , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pin It on Pinterest