The New Turkish History Curriculum

Türkiye’de yeni tarih öğretim programi | Der neue türkische Geschichtslehrplan

Ataturk's Death Bed

2017’de yürürlüğe giren yeni tarih öğretim programı bazı yenilikler getirmesine karşın, eski öğretim programında mevcut bazı eksiklikleri de bünyesinde barındırmaktadır. Tarih Öğretim Programı’nda uluslararası tarih yeterince temsil edilmemektedir. Bunun yanında program, erkek merkezli bir anlayışla hazırlanmış olup, kadın ve çocukları yeterince temsil etmemektedir.

Atatürk Sonrası Tarih Eğitimi

Kemal Atatürk, Türk bağımsızlık savaşından sonra Osmanlı Devleti’nin külleri üzerine laik ve modern bir devlet kurmayı hedefledi ve 1923’te Türk toplumu bir cumhuriyet haline geldi. Türk kimliğini inşa etmek amacıyla tarih dersi önemli bir okul dersi olarak görüldü ve Atatürk, tarih öğretim programı ve tarih ders kitaplarına özel ilgi gösterdi. Atatürk Dönemi’nde (1923-1938) tarih öğretim programı konuları, Türklerin anayurdu olarak kabul edilen Orta Asya’ya kadar indirildi ve program yeni kimlik anlayışı ışığında şekillendirildi. Tarih öğretim programının ana hatları ikibinli yıllara kadar çok fazla değişmedi.

Soğuk Savaş’ın bitmesi, Avrupa Birliği üyelik müzakereleri ve tarih eğitimi alanında meydana gelen uluslararası gelişmeler Ikibinli yılların başında Türkiye’de bir öğretim programı reformu sürecini başlattı. Bu öğretim programı geliştirme sürecinin temel amaçlarından birisi Türk Eğitim Sistemi’ndeki öğretim felsefesini değiştirmekti. Yeni öğretim programı geliştirme sürecinin yapılandırmacılık isimli bir felsefeyi inşa etmesi umulmaktaydı.[1]

Önceki Tarih Öğretim Programı

İkibinli yılların ikinci yarısında yürülüğe giren tarih öğretim programlarının (9-12 sınıflar)[2] hedefi yapılandırmacı ve aktif öğrenme ve öğretme ortamı oluşturmak olmasına karşın, tarih öğretim programlarının bu hedefe ulaşamadığı söylenebilir. Bu başarısızlığın arkasında farklı sebepler bulunmaktadır ve bunlar şu şekilde sıralanabilir: Öğretim programının yapısı ağırlıklı olarak kronolojik öğretime dayalı olduğu için, program yapılandırmacı öğrenme anlayışına uygun değildi. İki, Türkler pek çok coğrafyalarda tarih yaptıkları için, Orta Asya’dan Anadolu’ya öğretilmesi gerken pek çok konu bulunmaktaydı. Bundan dolayı tarih öğretmenleri ağır iş yüküyle karşı karşıyaydılar. Üç, tarih öğretmenlerinin çoğunluğuna yeni öğretim yaklaşımı konusunda yeterli eğitim verilmemişti. Bunun bir sonucu olarak tarih öğretmenleri derslerinde uygulayabilmek için yapılandırmacı öğrenmenin manasını kavrayamamışlardı. Dört, tarih öğretmenlerinin çoğunluğunun yapılandırmacı öğrenme anlayışı konusunda yeterli bilgi ve becerilerinin olmaması sebebiyle, bu anlayışı kullanamamaktaydılar. Bunlara ilaveten, öğrencilerin çoğunluğu daha önceki eğitim aşamalarında isim, tarih ve tarihsel olguların kronolojik transferine dayalı bir eğitim kültürüyle eğitilmişlerdir. Bu sebeple, öğrencilerin öğrenme deneyimleri yapılandırmacı öğrenmeye uygun değildi. Bunlara ilaveten, tarih ders kitapları yapılandırmacı felsefeyi tam anlamıyla yansıtacak şekilde yapılandırılmamıştı. Son olarak, üniversiteye giriş sınav sistemi tarih derslerinde olgu temelli bir öğretim anlayışının oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Yeni Tarih Öğretim Programı

Eski tarih öğretim programlarının (9-12 sınıflar) ilanını takiben, programlar üzerinde daha sonra küçük düzeltmeler yapılmasına karşın, yukarıda bahsedildiği üzere bu programlar eleştiriye maruz kalmıştır. Buna ilaveten, son on yıldır Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın üst düzey bürokratları, öğretmenler, akademisyenler ve sivil toplum örğütleri yapılandırmacı öğretim yaklaşımının tarih dersi için yararlı olup olmadığını tartışmaktadırlar. Yapılandırmacı öğrenme anlayışının tarih dersleri yoluyla milli kimliği desteklemediği ve liseden mezun olan öğrencilerin Türk toplumunun büyük hikayelerini bilmedikleri fikri oluştu. Bunun yanında yeni tarih programlarının 2017 yılında yürülüğe girmesinde[3]  başka sebepler de bulunmaktadır. Bunlar uluslararası gelişmeler, Orta Doğu’da yaşanan istikrarsızlık ve haritaların yeniden çizilme teşebbüsleri, Türkiye’ye yönelen terör saldırıları, Avrupa Birliği üyelik sürecinde yaşanan kırılmalar ve 15 Temmuz 2016 askeri darbe teşebbüsüdür.

2017 eğitim ve öğretim yılında yürürlüğe giren yeni tarih öğretim programının amacı, öğrencilere bilgi, beceri ve tutum kazandırarak insanlığın birikimli mirasıyla, Turk ve Anadolu tarihini öğretmektir. Bunun yanında, Türk ve İslam uygarlığıyla, milli kimliğin öğretilmesi de beklenmektedir. Ayrıca, yeni tarih öğretim programı, üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeyi ve tarihin, tarihçiler tarafından nasıl araştırıldığı ve yazıldığını da öğretmeyi hedeflemektedir. İlave olarak, vatanseverlik, adalet, sorumluluk, sevgi, arkadaşlık ve dürüstlük gibi değerlere öğretim programında yer verilmiştir. Yeni program, aynı zamanda içerikle ilgili kavramlara da vurgu yapmaktadır. Bunun yanında yeni öğretim programı kronolojik ve tematik bir yapıda şekillendirildiği için, eski programdan belirli oranda farklılaşmaktadır.

9. Sınıf Tarih Öğretim Programı, tarih yazımı, kadim dünyada insan, İlk ve Orta Çağlarda Avrasya, İslamın doğuşu, İslamın Türkler tartafından kabulu ve Anadolu’ya yerleşme gibi konuları içermektedir. 10. Sınıf Programı ise az miktarda Anadolu Selçuklu ve 16. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti konularından oluşmaktadır. 11. Sınıf Programı ise, tamamen 16. yüzyıl sonrası Osmanlı tarihi konularıyla ilgilidir.

Yeni tarih öğretim programı bazı yenilikler getirmesine karşın, eski programda mevcut bazı eksikliklere sahiptir. Öncelikle program uluslararası tarihe hitap etmemektedir. Ikinci olarak program erkek merkezli bir yapıda olup çocuk ve kadınları yeterince temsil etmemektedir. Programın giriş kısmında nasıl kullanılanılacıyla ilgili bilgi bulunmasına karşın, somut olarak tarihin ve aktif tarih öğretiminin öğrenmenin nasıl öğretileceğiyle ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bunlara ilaveten, yeni program toplumun farklı kesimlerine hitap etmemektedir. Son olarak, programda öğretilecek pek çok konu bulunmaktadır ve program tarih öğretmenlerinin aktif öğretim yaklaşımlarını kullanmasına müsaede etmemektedir.

_____________________

Tavsiye edilen okuma metinleri

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, “Türkiye’de Tarih Eğitimi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri,” Yeni Türkiye 59 (2014): 1176-1186.
  • Öztürk, İbrahim Hakkı.,“Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.

İnternet siteleri

_____________________

[1] İbrahim Hakkı Öztürk, “Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.
[2] T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Tarih Dersi Öğretim Programi (9. Sinif)” (Ankara 2007), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/tarih9.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017). T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim 10. Sinif Tarih Dersi Programi” (Ankara 2008), http://etarih.com/tarih/mufredat/Programlar/tarih_10.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017),  T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim Çağdaş Türk Ve Dünya Tarihi Dersi Öğretim Programi” (Ankara 2008), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/cagdas_turkdunyatarih.pdf (last accessed  January 9, 2017).
[3] T.C. Millî Eğitim Bakanliği. ‘‘Ortaöğretim Tarih Dersi 9-11’’ (Ankara, 2017) http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=181 (last accessed  September 10, 2017).

_____________________

Image Credits
Letto Ataturk © 2005 pnc_net, CC BY-SA 3.0.

Recommended Citation
Demircioğlu, İsmail H.: Türkiye’de yeni tarih öğretim programi. In: Public History Weekly 5 (2017) 33, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2017-10175.

Editorial Responsibility
Moritz Hoffmann / Marko Demantowsky

Copyright (c) 2017 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.

The new Turkish history curriculum, issued in 2017, has brought some innovations, but it still contains some of the deficiencies of the old curriculum. It does not adequately address international history, is male-centered, and fails to adequately represent women and children.

Teaching History after Ataturk

Kemal Ataturk aimed to set up a modern and secular state on the ashes of the Ottoman Empire after the Turkish independence war and established the Turkish Republic in 1923. History was seen an important school subject for building Turkish identity, leading Ataturk to show special interest in history textbooks and curriculums. The Turkish history curriculum was shaped in the light of this new Turkish identity and consisted of topics dating back to Central Asia as the accepted motherland of the Turks in the Ataturk period (1923–1938). The structure of the “Ataturk” history curriculum remained largely unchanged during the history of Turkish Republic until the early noughties.

Various international developments (the end of the Cold War, the process of negotiating European Union membership, and developments in history education) initiated curriculum reform in Turkey in the first decade of the noughties. One of the reform’s main aims is to change the prevailing teaching philosophy. It was expected to introduce a new perspective — constructivism — into the curriculum.[1]

The Previous History Curriculum

Although the history curricula (Grades 9–12)[2] issued in the second half of the noughties aimed to create a constructivist and active teaching and learning environment, the history curriculum did not reach this goal. There are several reasons for this failure: First of all, the structure of the curriculum was not suitable for constructivist teaching because it was based substantially on chronology. Second, Turks made history in different regions (Central Asia, Middle East, Africa, and Europe), meaning that many topics had to be taught. History teachers therefore faced a heavy workload. Third, the vast majority of history teachers were not adequately introduced to the new approach. Consequently, teachers did not grasp the implications of constructivist history. Fourth, a majority of history teachers could not use constructivist teaching due to a lack of relevant knowledge and experience. Besides, most highschool students were trained in a culture based on the chronological transfer of names, dates, and historical facts in their previous education. Accordingly, students’ learning experiences were not suited to the constructivist approach. Moreover, no history textbooks able to to fully reflect the constructivist philosophy could be devised. Finally, the university entrance examination system rested on a fact based approach to history teaching.

The New History Curriculum

Previous Turkish history curriculums, issued in the second half of the noughties, and their minor revisions were criticized as outlined. Senior officials of the national education ministry, teachers, academic and non-governmental organizations have debated whether or not the constructivist approach had benefitted history education in Turkey over the last ten years. Discussion established that highschool graduates do not know the grand narrative of Turkish society, and that constructivist history teaching does not strengthen national identity. Other factors prepared the ground for the launching of the new history curriculum in 2017:[3] global developments, instability, the attempt to remap the Middle East, terrorist attacks against Turkey, the breakdown of the negotiations for European Union membership, and the attempted military coup on July 15, 2016.

A new history curriculum, implemented for the 2017 school year, aims to provide teachers with the knowledge, skills, and concepts needed to teach the cumulative inheritance of humanity and the history of the Turks and Anatolia. It is also expected to teach national identity and Turkish and Islamic civilization. Furthermore, the new history curriculum aims to develop higher-order thinking skills and to teach how history is being researched and written by historians. Additionally, values such as patriotism, justice, responsibility, love, friendship, and honesty are given place in the curriculum. It also emphasizes content-related concepts. Its structure and content differ somewhat from the old curriculum, because it is structured both chronologically and thematically.

The Grade 9 curriculum includes historiography, humanity in the ancient world, Eurasia in the Ancient and Middle Ages, the emergence of Islam, the acceptance of Islam by the Turks, and settling Anatolia. The Grade 10 curriculum is devoted to the history of Anatolian Seljuk, while Ottoman history are other topics are broached. The Grade 11 curriculum concentrates entirely on Ottoman history.

The new history curriculum has brought some innovations, but it still contains some of its precedessor’s deficiencies. First, it does not adequately address international history. Second, it is a male-centered and fails to adequately represent women and children. Third, although some preliminary information on applying the curriculum is given, there are no concrete teaching suggestions. Nor does the new history curriculum address the history of diverse segments of society. Finally, it challenges teachers to cover many topics, and thus leaves them little scope for implementing active teaching approaches.

_____________________

Further Reading

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, “Türkiye’de Tarih Eğitimi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri,” Yeni Türkiye 59 (2014): 1176-1186.
  • Öztürk, İbrahim Hakkı.,“Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.

Web Resources

_____________________

[1] İbrahim Hakkı Öztürk, “Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.
[2] T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Tarih Dersi Öğretim Programi (9. Sinif)” (Ankara 2007), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/tarih9.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017). T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim 10. Sinif Tarih Dersi Programi” (Ankara 2008), http://etarih.com/tarih/mufredat/Programlar/tarih_10.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017),  T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim Çağdaş Türk Ve Dünya Tarihi Dersi Öğretim Programi” (Ankara 2008), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/cagdas_turkdunyatarih.pdf (last accessed  January 9, 2017).
[3] T.C. Millî Eğitim Bakanliği. ‘‘Ortaöğretim Tarih Dersi 9-11’’ (Ankara, 2017) http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=181 (last accessed  September 10, 2017).

_____________________

Image Credits
Letto Ataturk © 2005 pnc_net, CC BY-SA 3.0.

Recommended Citation
Demircioğlu, İsmail H.: The New Turkish History Curriculum. In: Public History Weekly 5 (2017) 33, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2017-10175.

Editorial Responsibility
Moritz Hoffmann / Marko Demantowsky

Copyright (c) 2017 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.

Obwohl der neue, 2017 herausgegebene Lehrplan für türkische Geschichte einige Neuerungen beinhaltet, enthält er noch immer einige Mängel des alten Lehrplans. Er greift die internationale Geschichte nicht adäquat auf, ist männerzentriert und vertritt Frauen und Kinder nicht einmal annähernd.

Geschichtsunterricht nach Atatürk

Kemal Atatürk wollte nach dem türkischen Unabhängigkeitskrieg einen modernen und säkularen Staat auf der Asche des Osmanischen Reiches errichten und gründete 1923 die Türkische Republik. Geschichte wurde als wichtiges Schulfach für den Aufbau der türkischen Identität gesehen, was Atatürk veranlasste, besonderes Interesse an Geschichtslehrbüchern und Lehrplänen zu zeigen. Der türkische Geschichtslehrplan wurde im Sinne dieser neuen türkischen Identität gestaltet und bestand aus Themen, die auf Zentralasien als anerkanntes Mutterland der Türken in der Ära Atatürk (1923-1938) zurückgehen. Die Struktur des Atatürkischen Geschichtslehrplans blieb in der Geschichte der Türkischen Republik bis zum Anfang der 2000er Jahre weitgehend unverändert.

Verschiedene internationale Entwicklungen (so das Ende des Kalten Krieges, der Verhandlungsprozess über die EU-Mitgliedschaft und Entwicklungen in der Geschichtsdidaktik) haben seit 2000 eine Lehrplanreform in der Türkei eingeleitet. Eines der Hauptziele der Reform besteht darin, die herrschende Unterrichtsphilosophie zu ändern. Es wurde gemeinhin erwartet, dass eine neue Perspektive — der Konstruktivismus — in den Lehrplan aufgenommen wird.[1]

Der alte Lehrplan

Obwohl die in der zweiten Hälfte der 90er Jahre herausgegebenen Geschichtslehrpläne (9.-12. Klasse)[2] darauf abzielten, ein konstruktivistisches und aktives Lehr- und Lernumfeld zu schaffen, erreichte der Geschichtslehrplan dieses Ziel nicht. Dafür gibt es mehrere Gründe: Erstens war die Struktur des Lehrplans für den konstruktivistischen Unterricht ungeeignet, weil er im Wesentlichen auf chronologischen Geschichtsvorstellungen basierte. Zweitens waren die Türken in verschiedenen Regionen Teil der Geschichte (Zentralasien, Naher Osten, Afrika und Europa), so dass viele Themenbereiche unterrichtet werden mussten. GeschichtslehrerInnen waren daher mit einem hohen Arbeitsaufwand konfrontiert. Drittens wurden die meisten Lehrkräfte nicht ausreichend mit dem neuen Ansatz vertraut gemacht; Folglich begriffen sie die Implikationen konstruktivistischer Geschichte nicht. Viertens: Eine Mehrheit der GeschichtslehrerInnen konnte den konstruktivistischen Unterricht mangels einschlägiger Kenntnisse und Erfahrungen nicht nutzen. Die meisten GymnasialschülerInnen wuchsen außerdem in einer Lernkultur auf, die die chronologische Abfolge von Namen, Daten und historischen Fakten betont. Die Lernerfahrungen der Schülerinnen und Schüler waren demnach für den konstruktivistischen Ansatz nicht geeignet. Darüber hinaus konnte kein Geschichtslehrbuch ausgearbeitet werden, das den konstruktivistischen Ansatz vollständig widerspiegeln könnte. Schließlich basierte das System der Hochschulaufnahmeprüfung auf einem faktenbasierten Ansatz des Geschichtsunterrichts.

Der neue Lehrplan

Frühere türkische Geschichtslehrpläne, die in der zweiten Hälfte der 1990er Jahre herausgegeben wurden, sowie kleinere Überarbeitungen und Anpassungen wurden, wie oben skizziert, kritisiert. Ob der konstruktivistische Ansatz in den letzten zehn Jahren den Geschichtsunterricht in der Türkei gefördert hat, darüber haben führende Beamte des Bildungsministeriums, LehrerInnen, akademische Organisationen und NGOs diskutiert. Sie kamen zum Ergebnis, dass SchulabsolventInnen die große Erzählung der türkischen Gesellschaft nicht kennen und dass der konstruktivistische Geschichtsunterricht die nationale Identität nicht stärkt. Weitere Faktoren bereiteteten den Boden für die Lancierung des neuen Geschichtslehrplans 2017[3]: globale Entwicklungen, Instabilität, der Versuch einer Umschichtung des Nahen Ostens, Terroranschläge gegen die Türkei, das Scheitern der Beitrittsverhandlungen zur Europäischen Union und der Putschversuch am 15. Juli 2016.

Ein neuer Geschichtslehrplan, der für das Schuljahr 2017 eingeführt wurde, soll den LehrerInnen das Wissen, die Fähigkeiten und die Konzepte vermitteln, die sie benötigen, um das kumulative Erbe der Menschheit und die Geschichte der Türken und Anatolien zu unterrichten. Es wird auch erwartet, dass sie die nationale Identität und die türkische und islamische Zivilisation unterrichten. Darüber hinaus zielt der neue Geschichtslehrplan darauf ab, übergeordnete Denkfähigkeiten zu entwickeln und zu lehren, wie Geschichte von HistorikerInnen recherchiert und geschrieben wird. Zusätzlich werden Werte wie Patriotismus, Gerechtigkeit, Verantwortung, Liebe, Freundschaft und Ehrlichkeit in den Lehrplan aufgenommen. Auch inhaltliche Konzepte werden betont. Sein Aufbau und Inhalt unterscheidet sich etwas vom alten Lehrplan, weil er sowohl chronologisch als auch thematisch strukturiert ist.

Der Lehrplan der neunten Klasse beinhaltet Geschichtsschreibung, Humanität in der Antike, Eurasien im Altertum und Mittelalter, die Entstehung des Islams, die Akzeptanz des Islam durch die Türken und die Besiedlung Anatoliens. Der Lehrplan der zehnten Klasse widmet sich der Geschichte der anatolischen Seldschuken, sowie am Rande der osmanischen Geschichte. Der Lehrplan der elften Klasse konzentriert sich dann ausschließlich auf die osmanische Geschichte.

Der neue Geschichtslehrplan hat einige Neuerungen gebracht, aber er enthält noch immer einige Mängel seines Vorgängers. Erstens wird die internationale Geschichte nicht angemessen behandelt. Zweitens ist er weiterhin ein männerzentriertes Unterfangen, das weder Frauen noch Kinder angemessen berücksichtigt. Drittens gibt es, obwohl einige Hinweise zur Anwendung des Lehrplans gegeben werden, keine konkreten Unterrichtsvorschläge. Auch die Geschichte der verschiedenen Gesellschaftsschichten wird im neuen Geschichtslehrplan nicht behandelt. Schließlich fordert er die LehrerInnen dazu auf, viele Themen zu behandeln, lässt ihnen aber dabei nur wenig Spielraum für die Umsetzung aktiver pädagogischer Ansätze.

_____________________

Literaturhinweise

  • Demircioğlu, İsmail Hakkı and Ebru Demircioğlu, eds. Türkiye’de Tarih Eğitimi Araştırmaları El Kitabı. Ankara: Pegem A, 2017.
  • Demircioğlu, İsmail Hakkı, “Türkiye’de Tarih Eğitimi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri,” Yeni Türkiye 59 (2014): 1176-1186.
  • Öztürk, İbrahim Hakkı,“Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.

Webressourcen

_____________________

[1] İbrahim Hakkı Öztürk, “Curriculum reform and teacher autonomy in Turkey: The Case of Turkey,” International Journal of Instruction 4/2 (2011): 113-128.
[2] T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Tarih Dersi Öğretim Programi (9. Sinif)” (Ankara 2007), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/tarih9.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017). T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim 10. Sinif Tarih Dersi Programi” (Ankara 2008), http://etarih.com/tarih/mufredat/Programlar/tarih_10.pdf (Erişim tarihi: 9 Ocak 2017),  T.C. Millî Eğitim Bakanliği, “Ortaöğretim Çağdaş Türk Ve Dünya Tarihi Dersi Öğretim Programi” (Ankara 2008), http://ogm.meb.gov.tr/belgeler/cagdas_turkdunyatarih.pdf (letzter Zugriff am  January 9, 2017).
[3] T.C. Millî Eğitim Bakanliği. ‘‘Ortaöğretim Tarih Dersi 9-11’’ (Ankara, 2017) http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=181 (letzter Zugriff am  September 10, 2017).

_____________________

Abbildungsnachweis
Letto Ataturk © 2005 pnc_net, CC BY-SA 3.0.

Empfohlene Zitierweise
Demircioğlu, İsmail H.: Der neue türkische Geschichtslehrplan. In: Public History Weekly 5 (2017) 33, DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2017-10175.

Redaktionelle Verantwortung
Moritz Hoffmann / Marko Demantowsky

Translated from English by Dr Mark Kyburz (homepage)

Copyright (c) 2017 by De Gruyter Oldenbourg and the author, all rights reserved. This work may be copied and redistributed for non-commercial, educational purposes, if permission is granted by the author and usage right holders. For permission please contact: elise.wintz (at) degruyter.com.


Categories: 5 (2017) 33
DOI: dx.doi.org/10.1515/phw-2017-10175

Tags: , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

 characters available

Pin It on Pinterest